20 Kasım 2014

öpüşün şiiri -8


düştüğün günde karasına toprağın
oldu mu el uzatıp kaldıranın
ulaştığında en parlak yerine
el attığında fani dünyanın
yavaş hele dünkü çocuk
senin de bir avuç toprak olacak
olacak sonunda yatağın
diye söyleyenin oldu mu
oldu mu uyaranın
öperek kenarından dudağın
bir işaret, bir iz, bir zerre can
bıraktınsa o gamzede
belki kurtulmuştur hayatın

öpüşün şiiri -7


dalında üzüm oldum asmanın
damağında dolu ulu aşıkların
çerağda ateş olup yanmaya
meydanda dara durup onmaya
zalime diş gösterip
mazlumun dişinde ekmek olmaya
olmaya razı geldim hey tanrım

öpüşün şiiri -6


her gece arınıp ay ışığında
soyunup kirinden alemin
düşlere yatanım ben
her şafak atımında
düşlerini saklayıp
kor ateşten atlayıp
bataklıkta kök salıp
gül açanım ben

öpüşün şiiri -5


ateş yakarım ben
suya yatarım
sıyırıp tini tenden
boşluğa salarım
nefes alırım ben
korlardan fal bakıp
geleceğe nefes salarım

öpüşün şiiri -4


güneşten ışık eğiriyor ellerim
gökteki ay'dan gölge
sabahın çiyini toplayıp
gecenin nemini hasat ediyorum
kağıt yapıp, kalem kılıp
öpüşün şiirini yazıyorum
sen oku da ıslansın dudağın
ıslansın diye bekliyorum