Sen derin uykudasın
Uykudasın ey insan
Zehirledin kendini
Kendi arsızlığından
Durduğun bu yer senin
Dibin bir kat üstünde
Bundan sonrası artık
Nuh tufanı bilesin
Ah insan ah insan ahh
Ne çok yürüdün
Ne çok düştün
Ne çok büyüdün
Ne çok öldürdün
Ne çok öldün
Ah insan ah insan ahh
Vardığın yere dön bak
Rezillik içindesin
Acınacak haldesin
Yazık ki ne yazık
Başladığın yerdesin
İstedin ki geceleri
Gündüz olsun tanrının
İstedin ki kışları
Hep yaz olsun dünyanın
İstedin ki sofranda
Kuş sütü de yer alsın
İstedin ki çok
Ama çok kazanasın
Ancak elin çamur olmasın
İstedin ki koltuk altın
Hiç bir vakit kokmasın
Alnında terden bir iz
Bir iz de hiç kalmasın
Yazık ettin ey insan
Kendini pula sattın
Yürüyüp geçtiğin gün
Bir dilenci çocuğun
Gölgesine basarak
Yürüyüp geçtiğin gün
Can çekişen kedinin
Kızıl kanın basarak
Yürüyüp geçtiğin gün
Başkasının lokmasın
Çiğneyip de yutarak
Kendi yolun döşedin
Cehenneme uçarak
Nedir o elindeki
Sevinerek baktığın
Nedir o cebindeki
Kör cahil tapındığın
Nedir o ki uğrunda
Soytarılık yaptığın
Para elinin kiri
Der atalar ezelden
Sakın ha varmayasın
Elindeki o kirle
Varmayasın ömrünün
Ömrünün son demine