30 Aralık 2013

Sert Toprak - 8


 Toplayıp kendimi
 Ağaca dönüyorum
 Sızıp alnından 
 Derine iniyorum
 Yapışıp köklerine
 Kendime geliyorum

Sert Toprak - 7


 Acıksam da yiyemem
 Utanırım kendimden
 Yorgunum hem de çok
 Bin yıl kalkmasam yerimden
 Gene de dinlenemem
 Ellerim kanıyor
 Tırnaklarım etimde
 Sıkılı yumruklarım
 Hep öyle beklemekte
 Dikmişler gözlerini
 Dünyanın çocukları
 Bakıyorlar içime
 Yer yarılsa da girsem
 Saklansam taa dibine
 Beter bu çocukların 
 Bakışları kurşundan
 Delik deşik her yanım
 Tuz verin yarama 
 Tuz verin basayım

Sert Toprak - 6


 Eyy toprak ana
 Eyy dünyanın anası
 Eyy rahmin sahibi
 Eyy anası hayatın
 Heyy sen, Kadın
 Rahminde bekliyor
 Çocukları zamanın
 Acısını hayatın
 Dikenli bir taç gibi
 Taşıyorsun etinde
 Ve sabrediyorsun
 Karanlığın sonunda
 Doğacak güneş diye

Sert Toprak - 5


 Durmadan yürüyoruz
 Açık gözlerimiz
 Ancak görmüyoruz
 Ufuk yerinde değil
 Çoktan bastı karanlık
 Doğmayacak güneş yarın
 Eşikte alaca karanlık
 Keşke lal olsa bütün diller
 Ve çekilse dünyamızdan
 Uzak yakın tüm sesler
 O zaman kalkar perde
 Kalkar gözlerimizden
 Görürüz ki gelmişler
 Bekliyorlar eşikte
 Bütün kabuslarımız

Sert Toprak - 4


 Eyy insan gel insafa
 Bak tohum beklemekte
 Has toprağı altında
 Bak bir çocuk uyuyor
 Habersiz kötülükten
 Sıcacık yatağında
 Eyy insan zalim olma
 Tez dönesin bu yoldan
 Döşediğin bu asfalt
 Yediğin bunca et, ekmek
 Taş oluyor bilesin
 Cehennemin yoluna
 Aç üşürken binlercen
 Sen tok olduğun için
 Bu dünya kahır oldu
 Acı, maraz ve sızı
 Doldu cümle bedene
 Böylece yakalandık
 Sefil sıçanlar gibi
 Hepimiz de kansere