1 Ağustos 2014

Sıcağın Dişleri

Biliyor musunuz? Kıbrıs'ta sıcağın dişleri var. Usul usul kemirir sizi. Teninizi değil, tininizi, derininizi.

Azgın Sıcak ve Modern Toplum

Sıcağı azdıran bir şey var, biliyorum. Umudun zapt edilmesi. Korku dağları değil şehirleri bekliyor çünkü. Her an işsiz kalabilirsiniz. Her an çalıştığınız şirket kapanabilir, banka batabilir, ücretler düşebilir. En ucuz ham madde emek çünkü. Bir tek onun fiyatı artmıyor. Kuyrukta bekleyen çok. Beğenmiyorsan çek git derler. Korkudan kıvranıyor şehir insanları. Çekap olmaya gidiyorsunuz yılda bir, iki. Ya bu sefer aksi bir şey çıkarsa? Ya kanser olmuşsam? Ya kitle görülürse? Nezleden yaygın çünkü. Trafik kazasında ölmek de var. Beteri, sevdiklerini kaybetmek. Korkuyor insanlar. Ya parasız kalırsa günün birinde. Ya eve hırsız girerse. Ve korkuyla baş başa ve teke tek ve göz göze yaşanıyor hayatlar. Yazık! Artık insanların ne sığınacak bir tanrıları ne de onları kötülükten koruyacağına inandıkları bir duaları var. Tanrıyı da çaldılar. Ve kendilerine benzetip, öyle cimri, öyle bencil, öyle gaddar, öyle zalim kılıp, kitaplara kapattılar.

Sen -14



Gecenin içinde bir duru ışık
Kör edici aydınlıkta
Bir gıdım yalnızlık
Çöl kumunda su damlası
Sel suyunda tohuma gebe 
Bir avuç toprak
Ah yaşamak
Ahh yaşamak...

Sen -13



Gecelerden sor beni
Anlatsınlar uzun uzun
Göçmen kuşlar göçer iken
Yere düşen yapraklardan
Yapraklardan oku beni
Masalların ilk hecesi
Şiirlerin hepsi
Yazılmış yazılmamış
Kitaplardan sor beni

Sen -12



Serçe kalbi benim kalbim
Ömrüm ki kelebek kadar
Çok acırım, canım yanar
Dünya üstümde keder
Kederden bir dağ
Pamukla kucağını ey yar
Bas bağrına, sakla
Ahh derin uykulara yatır beni
Bir daha da uyandırma...